Genç yaşlarda sık değişen gözlük numaraları ve yüksek astigmat keratokonus belirtisi olabilir. Trabzon göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Bahattin Kır, kornea sivrileşmesini anlatıyor.
Gözümüzün en ön kısmında yer alan, saatin camı gibi saydam ve kubbe şeklindeki tabakaya “kornea” adı verilir. Sağlıklı bir görüş için bu tabakanın pürüzsüz ve yuvarlak bir yapıda olması gerekir. Ancak bazı durumlarda kornea tabakası yapısal olarak incelir ve öne doğru bombeleşerek koni (huni) şeklini almaya başlar. Tıpta bu duruma Keratokonus (Kornea Sivrileşmesi) denir.
Genellikle ergenlik döneminde (15-20 yaş arası) başlayan bu hastalık, 35-40 yaşlarına kadar ilerleme eğilimi gösterir. Erken fark edilmediğinde görme kalitesini ciddi şekilde düşüren keratokonus hakkında bilinmesi gerekenleri sizler için derledik.
Keratokonus Neden Olur ve Belirtileri Nelerdir?
Keratokonusun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlığın büyük rol oynadığı düşünülmektedir. Ailesinde keratokonus olan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. Ayrıca gözleri sürekli ve şiddetli bir şekilde ovalamak, korneanın mekanik olarak zayıflamasına ve hastalığın tetiklenmesine yol açan en önemli çevresel faktörlerden biridir. Alerjik göz yapısına sahip çocukların bu nedenle yakından takip edilmesi gerekir.
Hastalık başlangıçta basit bir miyop veya astigmat gibi belirti verir. Ancak ilerledikçe şu şikayetler ortaya çıkar:
- Sık Değişen Gözlük Reçetesi: Her muayenede gözlük numarasının (özellikle astigmatın) hızla artması.
- Gözlükle Bile Net Görememe: Numara ne kadar büyütülürse büyütülsün, hastanın gözlükle tam ve net bir görüş elde edememesi.
- Bozuk ve Dağılmış Görüntüler: Işıkların etrafında saçılmalar, haleler görme ve gece görüşünün bozulması.
- Çift veya Gölgeli Görme: Tek gözle bakıldığında bile nesnelerin gölgeli ya da üst üste binmiş gibi görünmesi.
- Göz Yorgunluğu ve Baş Ağrısı: Odaklanma zorluğuna bağlı olarak sık yaşanan ağrılar.
Erken Teşhis Neden Çok Önemlidir?
Keratokonus, standart bir göz muayenesinde (eğer çok ileri evrede değilse) her zaman fark edilemeyebilir. Kesin tanı için Kornea Topografisi adı verilen özel cihazlarla korneanın 3 boyutlu haritasının çıkarılması ve kalınlığının ölçülmesi şarttır.
Hastalık ilerleyici bir yapıya sahip olduğu için, erken teşhis hayati önem taşır. Eğer hastalık durdurulmazsa, kornea o kadar incelir ve sivrilir ki, son aşamada tek tıbbi çözüm “kornea nakli” (göz nakli) olmak zorunda kalabilir.
Keratokonus Nasıl Tedavi Edilir?
Keratokonus tedavisinde amaç iki aşamalıdır: Birincisi hastalığın ilerlemesini durdurmak, ikincisi ise hastanın görme kalitesini artırmaktır.
- İlerlemeyi Durdurmak (Cross-Linking / CCL Tedavisi): Hastalığın ilerlediği tespit edilirse, kornea tabakasındaki bağları güçlendirmek ve sertleştirmek amacıyla UV ışını ve Riboflavin (B2 vitamini) damlası kullanılarak yapılan Cross-Linking işlemi uygulanır. Bu işlem numaraları sıfırlamaz, ancak hastalığın ilerleyişini büyük oranda durdurarak kornea nakli riskini azaltır.
- Görme Kalitesini Artırmak: Hastalığın durdurulduğu evrede veya hafif vakalarda, özel tasarlanmış sert (gaz geçirgen) kontakt lensler kullanılarak korneanın şekil bozukluğu optik olarak düzeltilir ve net görüş sağlanır. İleri vakalarda ise göz içi halka (ring) tedavileri değerlendirilebilir.
Trabzon göz hastalıkları tanı, ileri tetkik ve takip süreçlerinde hizmet veren Op. Dr. Bahattin Kır, kornea topografisi ile detaylı analizler yaparak keratokonus şüphesi taşıyan hastaların erken teşhisini sağlamaktadır. Özellikle genç yaşta sık gözlük değiştiren veya gözlükle net göremediğini ifade eden bireylerin, vakit kaybetmeden detaylı bir kornea taramasından geçmesi göz sağlığını korumanın en güvenilir yoludur.
Uyarı: Bu sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hastalığın teşhisi, ilerleme durumunun takibi ve tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurunuz.